27 Ağustos 2011 Cumartesi

Lego CNC :)



Bu 3D printer olayı zaten hayret verici, adam bir de Lego'dan yapmış bunu. E bize de bir tek "OHAAA!!!" demek düşüyor :)

Build it BIGGER!

Discovery Channel'dan bir program, bir bölümünü Artvin Deriner Barajı'na ayırmış. Tanıtım videosu bile çok hoşuma gitti. Bulup izlemek lazım... Hayrına bi link veren olursa çok bahtiyar geçer :)



23 Ağustos 2011 Salı

Güney Kore Usulü Pişmaniye

Evde pişmaniye yapmış biri olarak bana bile ilginç geldiyse, pişmaniyenin nasıl yapıldığını bilmiyor iseniz size daha da bir garip gelecektir bu video. Ama satıcı eleman çok şirin yahu :)

19 Ağustos 2011 Cuma

Kim la bu koduğumun Castin Biibır'ı?


Ozzy adamım ya, seviyorum :)

Ağaç yaşken eğilir...

Ufaktan başlatmak lazım; sonra Gökhan Özen, Bİlmemne Sarıkabadayı, Ebru Gündeş, Castin Biibır (Who the fuck is Justen Bieber?) falan dinlerler maazallah :)

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Bir 10 yıl da Yavuz için geçti :..(

10 yıl önce bugün, hiç ama hiç anlayamadığım, anlamayı veya kimsenin anlamaya ve anlamlı olduğunu düşünmeye başlamasını hiç ama hiç istemediğim mefhum, Yavuz'a tek yol ya da en anlamlı şey ya da olması gereken olarak göründü ve biz Yavuz'u yitirdik.

Yavuz dinlemek istersem müziklerim yanımda olmayan bir yerde, kolaylık olsun diye... Anmak, hatırlamak?.. Hep geliyor aklıma zaten. Birileri bilsin?.. Şimdiye kadar bilmiyorsa bilmesin zaten; gerek yok! Öyle işte...

Predictions from 1964



1964 tarihli BBC yayınında, Arthur C. Clark geleceğe dair tahminlerde bulunuyor. Uzak gelecekten bahsediyor: 2000 yılı :) Ama helal olsun amcaya; hem yaklaşım güzel hem tahminler.


İnkilişçesi olmayanlar için, yarım yamalak anladığım kadarıyla şöyle diyor:
  • Yaklaşım: Geleceğe dair tahminlerden akla uygun olanları, şimdi de yapılabilir ve gelecekte muhtemelen çoktan aşılmış şeyler olacaktır; fakat saçma gelenler asıl o zaman olacak şeylerdir. gibi gibi bişi diyor işte :)
  • Tahminler: İnsanlar mekandan bağımsız olarak, birbirlerinin tam olarak nerede olduğunu bilmeseler de iletişim kurabilecekler. Hatta işlerini mekandan bağımsız yürütebilecekler. Sadece yönetimsel işler değil, fiziki işler de uzaktan yapılabilecek: Edinburgh'taki bir cerrah Yeni Zellanda'daki bir hastayı ameliyat edebilecek!
Adam konuşmuş yahu :) En hoşuma gideni de adam bunları görmüş, yaşamış. Ne kadar gurur verici bir durum olmuştur onun için :)

Stop-Motion severim zaten...

...bir de böylesine farklı, yaratıcı olursa dadından yenmez bea!


Nefis, değil mi? :)

7 Ağustos 2011 Pazar

V for Vendetta

Creedy:
[desperately shooting at the approaching V] Die! Die! Why won't you die?... Why won't you die?

V:
Beneath this mask there is more than flesh. Beneath this mask there is an idea, Mr. Creedy, and ideas are bulletproof.



Yani diyor ki (naçizane ingilişçemle çevirmeye çalıştım):


Creedy:
[Yaklaşan V'ye umutsuzca/can havliyle ateş eder.] Geber! Geber! Neden gebermiyorsun?.. Neden gebermiyorsun sen?..


V:
Bu maskenin ardında etten fazlası var. Bu maskenin ardında fikir var, Mr. Creedy, ve fikirler kurşun geçirmez.




Eğer izlemediyseniz, durumu anlatacak en güzel söylem -dostum James'ten alıntılayarak- "Ayıp şerefsizim!"dir. V for Vandetta ile ilgili bir yazı da sonra ve belki de öbür bloga gelsin anacım!

Pump it

Yüreğil İlköğretim Okulu öğrencileri eğlenmiş bayağı :)

Bebelere oyun de yeter ki!

Bebeykene her şeyin oyuncak olma, her olayın oyuna dönme olasılığı vardı bizim için. Sonradan gelişen teknoloji şeher bebelerinin bu yaratıcılıklarını köreltti gibime geliyor. Bilgisayarlar, atariler derken oyun deyince dijital ortamdan başka bişi gelmiyor bebelerin aklına. Ama bu teknoloji meselesine uzak kalan bebeler hâlâ süper şeyler üretiyorlar. İzleyelim efem :)


Fispukta bulduğum bu vidyonun altına "Ay o su nereden geliyor kimbilir, pistir o yazık" gibisinden yorumlar yazmışlar bazıları; len sizin gibiler yüzünden gripten günlerce yatan insanlara dönüştü bu millet. Biz çocukken çamurda tepişir, şimdi görseniz kalpten gideceğiniz yerlerde/şeylerle oynardık. Bağışıklık diye  bişi var, gelişmesi için mikropla karşılaşması gerekiyor!!!

Hadi dağılın şimdi!

5 Ağustos 2011 Cuma

Marketing diyorlar ya hani...

işte budur arkadaş. Adamlar bitirmiş olayı yahu!!!


20 Mayıs 2011 Cuma

Laannnnnn!!!!

Son vakitlerde yazılara çok salak başlıklar koyduğumun farkındayım, kurusuma bakılmaya. En zorlandığım kısım başlık olduğundan ve acayip vakit sıkıntısı çektiğimden şu sıralar (mesela bugün mastır tezimi bitirmem gerekiyor, bir ton iş var daha yapılacak vs.), vakit harcamayıp hızlıdan yazıyorum bişiler.

Az önce paylaştığım klip halt etmiş, asıl bomba olan bu:


Laf kalablığına gerek yok; tek kelime ile MÜKEMMEL!!!

Analar ne evlatlar doğuruyor bea!

Gün geçmiyor ki sayın seyirciler bizi öyle mal gibi kalıp tek kelime edemez hale getirecek işler olmasın. Gelin bu atmosferden birazcık olsun uzaklaşalım ve Türk "kaliteli" müziğinin yakın geçmişinden tanıdık gelebilecek yüzlerin geçtiğimiz yıl yapmış oldukları şu klibe bir göz atalım.

(Yaptım lan, salak haber sikiperi taklidi yaptım, hehehe :) O kadar da zor değilmiş :))


Bildiğin öyle kaldım lan; süper olmuş, mükemmel olmuş. O aradaki "hard rock" formatına geçişler, klibin kurgusu, tavırlar, vesaire klip mükemmel. Şarkı da -evet mükemmel değil ama- gayet hoş!

Arkadaşlar tanıdık gelmediyse ve "Kim bunlar?" diye sorduysanız, cevap sorunuzda gizli efem :)) "Kim Bunlar" diye bir grup vardı bir zamanlar; onlar plak şirketiyle anlaşmazlıklar sonrası isim hakkını da şirkette bırakıp yollarına devam etmişlerdi; Flört ismiyle, yeni elemanlarla vs.... Ayrıntılı hikayeye Kim Bunlar vikipedi sayfasından ulaşılabilir.

Amcaların kendi siteleri de çok şık ve eğlenceli. Oradaki tarihçe kısmında da daha ayrıntılı bilgiler mevcut.

Sitenin giriş sayfası da çok hoş :)
Bir de hareketli bu :))

Velhasılıkelam, çok sevdim anacım, siz de sevin!!!

11 Mayıs 2011 Çarşamba

Vay anam vay!

Böyle sağlam seslerin birarada olduğu şarkıları seviyorum. Hele bir de şarkı sağlam olursa tadından yenmiyor zaten. Çok sağlam olmuş çok!!!(Amma çok "sağlam" dedim be:)


Bir tek Mustafa Kemal Öztürk (Badem'in vokali)(Vidyo başparmaktırnağı(thumbnail :P)nda, soldaki arkadaş)(yani herhalde o uzun saçlı arkadaşın adı bu, yamuluyorsam düzeltin) gitmemiş bu şarkıya. Badem'i ve şarkılarını, vokallerin sesini çok severim ama bu şarkıya ve diğerlerinin vokallerine uymamış bence, tek sıkıntı bu şarkıdaki.